top of page

Vassilis Varvaresos & Thessaloniki State Symphony Orchestra

Selanik Devlet Senfoni Orkestrası
Selanik Devlet Senfoni Orkestrası

Yunanistan'da 2026'nın ilk canlı konser deneyimi, Ocak ayının son gününe, denk geldi...

Atatürk'ün doğduğu güzel şehir Selanik'te, Yunanistan'ın önemli üniversitelerinden Aristotales Üniversitesi'nin tören salonunda, kentin klasik müzik cevheri Selanik Devlet Senfoni Orkestrası programını Prokofiev ve Tchaikovsky'e ayırmıştı.



Doğumunun 135. yıldönümünde Prokofiev'in 2 numaralı piyano konçertosunu seslendirmek üzere solist olarak Selanik doğumlu piyanist Vassilis Varvaresos davet edilmişti. Kendisini instagramda takip etmenizi tavsiye ederim, sayfasındaki şu sözler beni çok etkiledi "Sürekli ölümü düşünen bir sanatçıyım ve bu beni canlı tutuyor" Derin anlamlar taşıyor değil mi? Üstelik sığlığın giderek arttığı günümüzde bence ayrıca kıymetli...


Βασίλης Βαρβαρέσος "Vassilis Varvaresos"  (piano)
Βασίλης Βαρβαρέσος "Vassilis Varvaresos" (piano)

Konçerto, bundan 113 yıl önce 4 bölüm olarak (I. Andantino II. Scherzo. Vivace III.Intermezzo Allegro moderato IV. Finale. Allegro con fuoco) yazılmış (1913) ve ilk kez St. Petersburg'un 30km güneyinde yer alan Pavlovsk şehrinde seslendirilmiş.


Konçertonun ilginç de bir öyküsü var; eser, yazıldıktan 10 yıl sonra (1923) yine Prokofiev tarafından tekrar elden geçirilmiş hatta yeni baştan yazılmış. Şöyle ki, Çarlık Rejimi'nin yıkıldığı 1917 Devrimi (ki aynı yıl hem Şubat'ta hem de Ekim'de iki ayrı devrim olmuştu. Kabaca, ilki Çarlık Rejimini deviren ikincisi de Geçici Hükümeti devirip yerine Komünist Rejimi getiren devrim) sırasında Prokofiev'in notaları harap olmuş, koşulların giderek zorlaştığı ülkesi Rusya'dan 1918'de ayrılırken kurtarabildiği kadarıyla eserin el yazması notalarını da yanına alarak bir parça huzur ve özgürlük umuduyla Amerika'ya doğru yola çıkmıştır. Ne varki devrim sırasında yaşanan karışıklıklar orjinal eserden geriye pek de bir şey bırakmamıştır. Besteci, 2. Piyano Konçertosu'nun eksik sayfalarını zihninde kaldığı kadarıyla ile tekrar yazsa da Prokofiev'in kendi düşüncesine göre Paris'te ilk kez seslendirilen bu eser, aslında tamamen farklı yepyeni bir konçertodur çünkü ilk el yazmasının neredeyse tamamı kaybolmuştur...


İşte, içinde özel bir yaşam, bir toplumsal harita, siyasi bir ayna ve müzik tarihinin miraslarından birini harmanlayan bu özel eseri, Yunanistan'ın önemli piyanistlerinden 1980 doğumlu, kariyerini ödüllerle taçlandırmış ve anavatanının beşiği kabul edilen felsefeyi enstrümanındaki virtüözlüğünü parlatan bir simyacı gibi kullanan Vassilis Varvaresos'tan dinledik.


2. Piyano Konçertosu adeta orkestranı sustuğu ve piyanistin konuştuğu bir eser; bir anlamda da piyaniste meydan okuyan ve fakat gözü kara usta yorumcuların virtüözlüklerini nefes almadan ve hatta aldırtmadan sergileyebilecekleri bir eser.


Prokofiev (1891-1953) Op.16 (1913&1923)

Performans boyunca, piyanistin bize bire bir yansıttığı kadarıyla bestecinin eserde vermek istediği huzursuzluğu ve isyankar havayı, sanki piyanonun tellerini adeta kendi sesi gibi kullanıp, sesini duyurmaya çalışan genç bir adamı, o adamın yer yer alevnip sonra susuşunu düşündüm. Sonra biraz daha odaklanıp düşününce; eserin yazıldığı I. Dünya savaşını hazırlayan yıllar, Rusya'daki huzursuz ortam, hayata 1-0 şanslı başlayıp sonra ekonomik koşulları giderek zorlaşan 22 yaşındaki genç Prokefiev...Her bir nota daha da anlam kazandı. Varvaresos'un neredeyse piyano taburesini kullanmadan seslendirdiği 30 dakikalık performansına dinmek bilmeyen alkışlarla iki bis daha eklendi. Usta piyanist, her iki bis parçasında da bizleri ilk performansına tezat, barış ve huzur dolu bambaşka bir dünyaya taşıdı belki tam da dünyada olması gereken ideal bir son gibi...


İlk yarıda dikkatimi çeken bir başka şey de şaşırtıcı derecede dikkatli ve asla yanlış bir yerde alkış yapmayan ve neredeyse hatta piyanistle birlikte nefes alıp veren bir klasik müziksever kitlesinin salonu doldurmuş olması oldu. Ne bir öksürük, ne bir çanta açma kapama sesi, ne bir su şişesi sesi, ne de konseri kaydetmeye çalışan veya telefonundan ışık saçan bir izleyici.


Leo McFall (Maestro)
Leo McFall (Maestro)

Konserin ikinci yarısı Tchaikovsky'nin Mi minör tondaki op.64 katalog numaralı 5.Senfonisi ile başladı. (Bölümleri: I. Andante—Allegro con anima II. Andante cantabile con alcuna licenza  III. Valse. Allegro moderato IV. Finale. Andante maestoso—Allegro vivace) İlk kez 17 Kasım 1888'de, bestelendiği yıl üstelik 48 yaşındaki bestecinin bizzat kendi şefliğinde St. Petersburg Filarmoni Orkestrası tarafından seslendirilen eser, Tchaikovsky tarafından o yaz Hamburg'da tanıştığı ve dost olduğu Alman müzisyen Theodor Avé-Lallement'e ithaf edilmişti.


Söz konusu senfonik bir eser olduğunda orkestra şefinin imzası öne çıkar. Bir iki satır da 1981 Londra doğumlu 45 yaşındaki İngiliz şef Leo McFall hakkında kısa bir bilginin faydalı olacağını düşünüyorum. Oxford'da müzik eğitimini aldıktan sonra (piyano ve viyola) Helsinki'de Sibelius Akademi'de şeflik eğitimi alan McFall, şeflik çalışmalarına İsviçre'de Zürih Üniversitesi'nde Johannes Schlaefli ile devam etmiş. 2015'te prestijli bir ödül olan Alman Şeflik Ödülü "Deutsche Dirigentenpreis"e ve 2021'de Opus Klassik Ödülü'ne layık görülen Leo McFall, Haziran 2023'ten beri Selanik Devlet Senfoni Orkestrası'nın daimi şefi.


Konserin ikinci yarısı, nefeslilerin yavaş bir girişi ile başladı. Müzik başladığı anda bir olay bir tablo değil de bir dönem belki de yepyeni bir hayat başlıyor gibi hissettim; sanki şimdi yeni bir kader yazılıyor ve gör bak neler olacak der gibi konuşmaya başladı müzik. Eser boyunca nefesliler hep dikkatimi çekti. 3. bölüm valse gelene kadar zihnimde Rus romantizmi, ezgilerini ve tuhaf bir şekilde Orta Avrupa müziğinde olmayan bir lezzetin Rus müziğindeki rayihasını hissettim ben bu düşüncelerdeyken 3. bölüm başlamış meğer:)  bir anda bu düşüncelerden ışınlanır gibi kendimi gri taş duvarlı, yüksek tavanlı, asil ama gösterişsiz bir dvorets'in ("дворец"Fransızların şato benzeri yapılarının, saray ya da büyük konakların Rusya'daki karşılığı) salonunda, vals yapan insanların içinde buldum. Çoşku ve zaferle finalini yapan eserin son bölümündeki tempo öylesine yüksekti ki nazar boncuğu takmak istediğim konser dinleyicilerinden bazıları dayanamayıp ani bir alkışla müziğe renk kattı. Maestro Leo McFall ısrarlı alkışlarla konser dinleyicilerini iki kez selamlayarak bizleri müzikle arınmış ve hafiflemiş ruhlarımızla yağmurlu gecenin içinde usulca evlerimize uğurladı...


NAZAN CEYLAN

1 Şubat 2026, Selanik


Program

31 OCAK 2026 CUMARTESİ

Selanik Devlet Senfoni Orkestrası

Vassilis Varvaresos piyano

Leo McFall şef

PROKOFIEV (1891-1953) 2. Piyano Konçertosu Op.16

TCHAIKOVSKY (1840-1893) 5. Senfoni Op.64


 
 
 

Yorumlar


bottom of page